YAŞAM
Giriş Tarihi : 09-08-2021 12:00   Güncelleme : 09-08-2021 12:00

Ömer Madra'dan iklim krizi uyarısı

Ömer Madra iklim krizine karşı uyardı: O kadar az vaktimiz kaldı ki yakında hiçbir şey yapamayacak hale gelebiliriz.

Ömer Madra'dan iklim krizi uyarısı

Türkiye’nin önde gelen iklim düşünürlerinden Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni Ömer Madra iklim krizini değerlendirirken,"Gerçekten yeryüzünde bundan daha önemli başka bir konu yok. O kadar az vaktimiz kaldı ki, yakında konuşamayacak ve hiçbir şey yapamayacak hale gelebiliriz" diye konuştu. 

Cumhuriyet'ten İpek Özbey'e konuşan Madra, bilim insanı Peter Gleick'a atıfta bulunarak, "Yangınların ve iklim değişikliğinin sonunda ortada iki sınıf kalacak. Parası olanlar bir süre daha kurtulabilecek. Öbürleri ise anında perişan olacak" dedi. 

Madra, "Endüstri çağı ile, yani kömür, petrol, gaz yakılmaya geçilmesiyle birlikte muazzam bir değişiklik oldu. Sera gazları dünyayı battaniye gibi sardı. Şu anda yaşamakta olduğumuz muazzam yangın, sel, hortum felaketlerinin, görülmemiş sıcak dalgalarının bütün kıtalarda aynı anda yaşanmasının sebebi bu işte" ifadelerini kullandı.

"Yangınların, sel felaketlerinin baş sorumluları, en büyük petrol şirketleridir" 

Madra, şunları kaydetti:

"İnsanların normal olarak düşünüş ve davranış tarzında algısal bir problem olduğu söylenebilir, ancak bu bir sistem sorunu. İçinde yaşadığımız bu kapitalist sistem özellikle de 1980’lerden sonra hiçbir sınır tanımadı. Muazzam bir gelir dağılımı adaletsizliği olmasına rağmen milyarderlerin yönetiminde, sadece ve sadece daha fazla para kazanmak amaç oldu. Sınırı olmayan akıl, mantıkla ya da sağduyuyla izah edilmesi mümkün olmayan bir tüketim... Bilim bize böyle devam edersek öleceğimizi, yok olacağımızı, mahvolacağımızı söyledi ama bu bilgi karşılık görmedi. Yangınların, sel felaketlerinin baş sorumluları, uzun süre bunun geleceğini bilmelerine rağmen bunu gizleyen hatta aksine hüküm süren Exxon Mobil başta olmak üzere, en büyük petrol şirketleridir. 

"Tümüyle sistemi değiştirmemiz lazım"

Tümüyle sistemi değiştirmemiz lazım. Mesela Kosta Rika’da mecliste benzin, mazot, dizel; tümüyle petrol ürünlerinin kullanımının derhal yasaklanması konuşuluyor. Açık Radyo’nun son yayın broşürüne de koyduk. Genç iklim aktivisti Greta Thunberg, “Benim eylem çağrım şu” diyor: “Şu anda net konuşmaya başlamamız ve kendimizi eğitmemiz gerekiyor...” Bilimi öğrenmeliyiz. Greta Thunberg, tek başına başladığı eylemi bir senede dünyada 7.5 milyon kişiye taşıyan inanılmaz bir figür. Başarmak için farkındalığa ihtiyacımız var. Thunberg, “Sizden bir tek şey isteme hakkım olsaydı elinizden geldiğince çok şey öğrenmeye çalışmak için kendinizi eğitmenizi isterdim, çünkü eğer değişimi talep eden ve bunları savunan yeterli sayıda insan bir araya gelirse o zaman denklemi değiştirici bir sayısal kitleye ulaşırız ve bizi görmezden gelmeleri imkânı ortadan kalkar” diyor. 

"Her şeyi tüketiyoruz, uçurumun kenarındayız"

"Hem Kanal İstanbul’a hem İkizdere’de maden ocağına karşı ciddi bir direniş var. İkizderelilerin mücadelesi müthişti, kadınlar başı çekiyor, kadınların zaferi söz konusu. “Bizi buradan çıkaramazsınız, rant uğruna buralara mahkûm edemezsiniz” diyen kadınları görüyorsunuz. Sorun şu: Sınırları olan bir gezegenin sınırsız olduğunu sanıyoruz. Tam 50 yıl önce bunu bilim insanları ortaya koydu: MIT üniversitesi bilimcileri, “Büyümenin Sınırları” raporunu yazdıklarında sınırlı bir dünyayı sınırsız tüketemeyeceğimizi net olarak ortaya koydular. Her şeyi tüketiyoruz. Petrol mesela; sadece petrolden ibaret değil ki. Asfalta dönüştüğü zaman, o da bir plastik kirlenmesi yaratıyor. Veya araba lastiklerinden çıkan şey hem havayı mahvediyor hem ırmaklardan denizlere gidiyor. Plastik zaten fosil yakıtların, petrolün en korkunç yan ürünü. Yani, muazzam bir kaos var aslında ve bizzat bu kapitalist sistemden oluyor. Dünya artık frene basmak zorunda. Hemen! Uçurumun kenarındayız ve özellikle de çocuklardan alacak çok dersimiz var. 

"Parası olanlar bir süre daha kurtulabilecek, öbürleri anında perişan olacak"

Avustralya, tarihindeki en büyük faciayı yaşadı. Üç milyar hayvan öldü ve bazı türlerin tükenmesi söz konusu. Bu yılın yangınlarında Batı ABD’de ve Kanada’da 1 milyar kabuklu hayvan canlı canlı “pişti”! Halbuki Avustralya’da Aborijin denen yerliler mesela, yani Avustralya’nın asıl sahipleri, on binlerce yıldır orada olanlar, ateşle yaşamayı, medeniyeti ateşle kontrol etmeyi biliyorlar. Ama parayı yakıp roketi ateşlemeye kalktığınız zaman, doğaya müdahale edip evler, yalılar yaptığınız zaman, o doğal dengeyi de tamamen bozuyorsunuz. O zaman kendini yenileme imkânı kalmıyor. Çok önemli bir bilim insanı, Peter Gleick, bu yangınların ve iklim değişikliğinin sonunda “İki sınıf kalacak ortada” diyor. Bir kaçanlar, bir de kaçamayanlar. Parası olanlar bir süre daha kurtulabilecek. Öbürleri ise anında perişan olacak. 

"8 ila 80 milyon insan için ek bir açlık riski görülüyor"

IPCC denen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği bilim heyetinin son raporu önceden sızdı geçenlerde. Dünyanın 3 derecelik bir ısınmaya doğru yol aldığı belirtildi. 2050 yılına kadar 8 ila 80 milyon insan için ek bir açlık riski görülüyor. Söz konusu açlık riskinin kapsamının sera gazı emisyonlarındaki gelişmelere bağlı olduğu vurgulandı. 

İnsan sonuç olarak varlığını sürdürmeyi başaramayacak. Bunun altından kalkamaz diyorlar. Açıkçası dünyanın en büyük bilim heyeti bunu söylüyor. Bu söz, her türlü sözün sonudur."