DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
HAMZA AKSU
HAMZA AKSU
Giriş Tarihi : 16-05-2018 17:12

Dikkat, Bu yazı rahatınızı bozabilir!

Hayat baş döndürücü bir dengeler yumağı.

Bu dengenin de çok azı bizim kontrolümüzde.

Sahip olduğunu düşündüğümüz bedenimizin kontrolü dahi tam olarak elimizde değil.

Bize aktarılmış bir miras sadece.

Ve şuan bu mirasın bir eseri olan “konfor alanı”nda hayatımızı sürdürüyoruz bir çoğumuz. 

Konfor alanı aslında hayat alanımızı belirlediğimiz denge içerisinde bilinçaltımızın güvenli olduğunu düşündüğü alanın adı.

Beynimiz karşılaştığı her yeni durum, olay, nesne karşında bir kaygı duymaya başlar ve sizden bu durumu anlamlandırmanızı bekler.

Bir tarafta merakınız, ihtiyaçlarınız ve hayallerinizin dürtülediği yeni alana açılma isteği, diğer tarafta ise buna karşı koyan korkular endişeler kaygılar kötü tecrübeler.

Henüz hayatının ilk yıllarında tam olarak sabit dengeye ulaşamamış çocuklarda hepimiz bu durumu gözlemleyebiliyoruz.

Henüz yeni yürüyen bir çocuk bir taraftan yeni şeyleri keşfetmenin heyecanın ile sürekli bir yerlere koştururken, diğer taraftan gerçekten tehlikede olduğunu hissettiği anda güvenli gördüğü annesine geri koşar ve  bir süre o huzurlu olduğu bölgeden çıkmaya çekinir.

İşte bu durum yıllar geçse de değişmez.

Zamanla her insan bir konfor alanı oluşturur kendisi için.

Bu alan onun için bilindiktir. İçsel stresini azaltır bir yönden.

Her insan zamanla kendi rutinini oluşturur böyle.

Evinde uyuyacağı yatağı bilir, daha rahat bile olsa yabancı yatağı yadırgar, çok temiz ve lüks dahi olsa evde kullandığı tuvalette kendini daha rahat hisseder.

Ev huzuru diye tanımladığımız yer aslında sadece bu konfor alanının içinden ibaret. 

Bu anlatım sizi yanıltmasın zira bu durum sadece iyi şeyler için geçerli değildir.

Garip olsa da insanlar konfor alanında onlara acı çektiren şeylerden de kaçmakta zorlanır.

Dışarıdan anlamsız gelse de içindeki insanların çoğu çıkamaz bir türlü bu çemberden dışarı.

İstanbul'un trafiğini her gün yaşayanların kayıtsızlığı ile ilk defa gören kişinin “siz nasıl yaşıyorsunuz bu cehennemde” tepkisi.

Çok kötü şartlarda çalışsa da, yaşasa da eğer yeterince umudu ve cesareti yoksa insanlar daha kaybedecekleri bir şey olmasa dahi bir türlü çıkamaz bu döngüden.

Başta dediğim gibi bu bir denge.

Herkes için var olan bir denge.

Kimimiz sınırlarımızı çok dar çizmişiz kimimiz ise görece geniş.

Okuduğumuz gazetelerden seçtiğimiz yemeklere izlediğimiz TV programlarına, yürürken seçtiğimiz yollara bizim alışkanlık kader ya da tercih diye adlandırdığımız bu tercihlerin çoğu bu konfor alanının içerisinde.

Yıllar geçtikçe değiştirmesi çok daha zorlanılan bu durum ki bu yaşlı insanların neredeyse tüm tercihleri bu alanın içerisinden ibaret.

Onları zamanın gerisinde hayatlarından çıkarıp modern mutlu(!) hayatın içerisine dahi alsanız sürekli memnuniyetsizlik.

Peki biz mevcut durumumuzdan nefret duysak bile bunu değiştirecek hareketi ve cesareti gösterebiliyor muyuz?

Peki ya dışarı bir adım atarsak?

Bir sonraki yazıda buna cevap aramak için görüşmek üzere.

Son olarak. "life begins at the end of your comfort zone"

“Hayat konfor alanının bittiği yerde başlar.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Türkiye'de koronavirüs etkisi bayramdan sonra biter mi
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA